• Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım

  • .

Dağcılık Hakkında Herşey

19/10/2009 · Kategori: Spor

Dağcılık

Dağcılık, dağlarda yürüyüş ve kamp kurmanın yanı sıra tırmanma sporunu da kapsayan bir doğa sporudur.

18.-19. yüzyılda Avrupalı (İngiliz ve Fransızlar başta olmak üzere) zenginlerin boş zamanlarını değerlendirme ve hayatlarının rutinlerini yeni maceralarla süsleme arayışı neticisinde bir spor sayılmaya başlanan dağcılık, 20.yüzyılın başında diğer ulusların da ilgisini çekmeyi başarmıştır. Uluslararası bir spor haline gelmesi ise, 1931 yılında, merkezi Cenevre'de olan Uluslararası Dağcılar Birliği (UIAA)'nin kurulmasıyla mümkün olmuştur. İzleyen yıllarda, belirli teknik ve emniyet yöntemlerinin geliştirilmesine paralel olarak kendine özgü disiplini ve ilkeleri olan bir spor haline dönüşen dağcılık, birçok doğa sporunun da önünü açmıştır.

Günümüzde en çok rağbet gören doğa sporlarından biri olsa da, bu spora eklenebilecek yeniliklerin azalması, yeni neslin yeni doğa sporlarına daha fazla ilgi duyması ya da bu tür sporlara yönelmesi nedeniyle, 20. yüzyılın başındaki popülaritesini kaybetmeye başlamıştır.

Türkiye'deyse dağcılık, üniversite klüpleri ve Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) bünyesinde canlılığını korumaktadır.

Alpler üzerindeki dağcılar

Konu başlıkları

<_script /><_script />

Dağcılık Stilleri

Alpin Stil

Dağcılar kayalar ve buzlar üzerinde.

Hafifliğin ve hızın ön plana çıktığı ve aynı zamanda teknik tırmanış içeren dağcılık sporunun esas ruhunu temsil eden tırmanış sitilidir. Ana ve ara kamp yoktur. Hızlı ve hafif olmak için tek kamp noktasından hareket edilir. 'Temiz tırmanış' diye tabir edilen ve tırmanış sonrası rotayı değiştirmeyen 'doğal' yöntemler kullanılır.

Yapay yöntemlerden tamamen uzak olan bu tırmanış stilinde tırmanıcılar bütün zorluklar ve risklerle kendi başlarına başa çıkarlar. Temelindeki bu yöntemlerden dolayı 'macera ruhu' ile beslenir.

Trekking ve hiking

Türkçede Dağ veya doğa yürüyüşü olarak kullanılmasına karşılık dağ ve doğa yürüyüşünün tam karşılığı HIKING dir. Günü birlik olarak yapılır ve kamplı konaklama içermez. Eğer bu aktivite kamplı olacaksa adı Trekking olur.

Ekspedition

BGC. Uzun zaman gerektiren ve tırmaılan yükseklik bakımından vücudun klimaya uyum sağlayabilmesine olanak sağlamak amacı ile bol miktarda iniş çıkış içeren Yüksek İrtifa Tırmanışı'nın ingilizce adıdır. Tırmanıcılar zirveye çıkana kadar kendi kamp yüklerini bir üst kampa taşırlarken birden fazla gitgel yaptıkları faaliyettir.

Ferrata

Kayaya sabitlenmiş metal merdivenleri kullanarak tırmanma stilidir. sakın denemeyin.

Sportif tırmanış (Sport climbing)

Genellikle kaya üzerinde ya da yapay duvarlarda kullanılan tırmanma stilidir. Kendi içinde dört ana kısma ayrılır.

Kaya Tırmanışı

Önceleri dağcılığın bir kolu olarak tanınan kaya tırmanışı, uzun süredir rüştünü ispatlamış, bağımsız bir spor dalı. Bu spora, doğayla baş başa, fit ve sağlıklı kalmak, biraz da adrenalini damarlarında hissetmek için başlayanlara gore, tırmanmanın kısa süre sonra bir tutku halini alır.

Doğayla iç içe olmaktan, trekking gibi sporlardan hoşlanıyorsanız kendinizi biraz zorlamak için kaya tırmanışı iyi bir seçenek olabilir. Her ne kadar ekstrem bir spor olarak kabul edilse de gözünüz korkmasın. Kaya tırmanışı, heyecan duygusunun veriyor, stratejik karar verme yeteneğinizi geliştiriyor. Denge, estetik, esneklik ve gücü bir araya getiren bu sporda doğaya rağmen değil, ona uyum sağlayarak ilerleniyor. Fiziksel güç ve zekayı aynı anda kullanmak gerekiyor. Bir nevi insan kendi kendine meydan okuyor! Kaya tırmanışında, kol ve bacak kasları başta olmak üzere, vücudun hemen hemen bütün kasları çalışıyor. Kayaya yaklaşılan pozisyonlar ise karın kaslarına fayda sağlıyor. Doğa ile iç içe olmak ve temiz hava, tabii ki beden ve ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiliyor. Kaya tırmanışı, sportif tırmanış(spor tırmanış) ve geleneksel tırmanış olarak ikiye ayrılıyor. Yeni başlayanlara sportif tırmanış tavsiye edilir.

Yıllardır kaya tırmanışı yapan, Wolftrack Doğa Sporları Merkezi eğitmeni Reşat Nuri Ülger, bu sporun kişinin özgüvenini geliştirmede faydası olduğunu söylüyor. Bir başka kaya tırmanıcısı Tuğba Belkayalı ise, kendini daha özgür hissettiği ve stres attığı için bu sporu yaptığını anlatıyor. Belkayalı'ya göre içinde az da olsa tehlikeyi barındırması bu sporu onun için daha zevkli hale getiriyor.

Geleneksel tırmanış daha onceden konulmus boltlar olmadan sadece yaninizdaki malzemeleri kullanarak tırmanma şeklidir.

Sportif tırmanış önceden yerleştirilmiş boltları takip ederek, üstüne ekspres yerleştirerek rota üzerinden tırmanma şeklidir. Geleneksel tırmanışa göre daha kolay ve daha güvenlidir.

Tanımlar
  • Bouldering: Özelikle kaya tırmanışına yeni başlayanlar için çok faydalı bir antrenman. Teknik, kuvvet ve dayanıklılık gibi becerilerin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Kaya tırmanışı ayakkabısı ve toz torbası kullanılıyor. Yerden fazla yükselmeden(en fazla 2-3 metre), genel olarak yatay hareket ederek, teknik geliştrmeye yarar. Yükselme amaçlı olmadığından genelde güvenlik alınmaz. Tecrübeli tırmanıcılar da antrenman için bouldering yaparlar.
  • Lider tırmanış: Geleneksel ya da spor tırmanışta dağcının önce ya da önden çıkmasıdır. Lider tırmanan artçıya göre daha riskli tırmanmaktadır. için de önce lider tırmanılıp ip atılır. Lider tırmanıcı ara emniyet noktalarına (örneğin spor tırmanışta boltlara)ekpres takıp burdan ip geçirir. Aralari 2 ila 5 metre olan bir ara emniyet noktasından öbürüne kadar düşme riski vardir. Ancak düşerse bir önceki ara emniyet noktasına kadar düşer.
  • Top-rope tırmanış Liderin açtığı ve indiği rotadan diğer tırmanıcıların liderin indiği iple yukarı tırmanmasıdır. Yeni öğrenim gören tırmanıcı adaylarının genel olarak tırmanma biçimidir.
  • Üstten Emniyetli (Top-rope) tırmanış: İpi atılmış bir rota üzerinden spor tırmanış yapılmasıdır. Tırmanış ipi, rotanın tepesindeki istasyondan geçerek tırmanışçıya gider. İpin diğer ucu da emniyet alan kişide bulunur.Tırmanışçı tırmandıkça, ipte oluşan boşluğu emniyetçi alıyor. İpli tırmanışlar içinde en güvenlisidir Top-rope. Top-rope tırmanışta düşülürse ancak ipin esnemesi kadar aşağı inilir. Ancak top-rope tırmanış için önce birisinin lider tırmanış yapıp rotayı "açması" gerekmektedir.
Serbest stil

En çok kullanılan tırmanış türü. Free climbing denilen bu tırmanışta, yükselmek için yapay tekniklere kesinlikle başvurulmuyor. İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılıyor.

Free-solo [değiştir]

Hiçbir emniyet aleti kullanılmadan, kaya tırmanış ayakkabısı ve toz torbasıyla yapılıyor. Free-solo fazlasıyla deneyim gerektiriyor. Zaten bu türde tırmanan sayısı oldukça az. Bu stilde tırmanmak için fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da hazır olmak gerekiyor. Çünkü, yapılan hata çoğunlukla ölümle sonuçlanıyor. Çıplak ayakla da tırmananlar var.

Yapay tırmanış

Yükselmek için çeşitli aletlerden faydalanılarak yapılan tırmanış türü. Yapay tırmanışta, sikke, jumar, hook, ip, merdiven gibi aletler kullanılıyor. Çıkışta, lider tırmanıcının örneğin sikkeye (tutunmak için kayaya çakılan çivi) basması durumuna yapay çıkış adı veriliyor.

Nasıl eğitim alınıyor ?

Kaya tırmanışı eğitimi veren birçok doğa sporu merkezi var. Eğitimin ilk aşaması teorik dersler; Öncelikle, tırmanış teknikleri, stilleri, tırmanış ve iniş istasyonlarının kurulması, top- rope (tırmanış ipi) ve malzemeler hakkında ayrıntılı teorik eğitim alınıyor.

Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor. Malzeme takıp çıkartmak, yerden birkaç metre yükselerek yapılan egzersizlerle ip inişi ve top rope tırmanış uygulaması yapılıyor.

En son aşamada lider tırmanışın (eğitim alındıktan sonraki uzmanlaşılan tırmanış) temel bilgileri alınıyor ve tecrübeli bir kaya tırmanışçısıyla beraber uzun rotalarda tırmanışlara başlanıyor.

Uzun duvar tırmanışı

Kaya tırmanma tekniklerini ve emniyet malzemelerini kullanarak bir ip boyundan daha yüksek olan kaya üzerinde yapılan tırmanış şeklidir.

Yapay duvar tırmanışı

Genellikle kapalı alanlarda (bazen açık havada) kimyasal malzemeler kullanılarak yapılan sabit veya ayarlanabilen duvar sistemlerine (genellikle yarışmalara yönelik olarak yapılmış farklı boyutlarda duvarlara) tırmanma etkinliğidir. Yapay duvarlar, farklı biçimlerde ve aralıklarda basamak ve tutamakları içerir.

Yapay duvar tırmanışlarında, duvara dagcılıkta kullanılan teknik malzemelerin yerleştirilmediği "top rope" (üstten emniyetli ip) tekniği de kullanılmaktadır

Laptop Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

19/10/2009 · Kategori: Bilisim ve Teknoloji

Bir düzüstü bilgisayar satın almadan önce, ağırlığı, pil ömrü, boyutu, işlemcisi gibi özelliklere dikkat etmeniz gerekiyor.  

Bir Laptop almadan önce neler yaparsınız? Görünümüne mi önem verirsiniz? Arkadaş tavsiyesi mi alırsınız? Teknik detaylarına mı bakarsınız? İnternetten o ürünle ilgili yorumları mı okursunuz?

Öncelikle bir dizüstü bilgisayar almadan önce, bu bilgisayarı ne kadar çok kullanacağınıza ve sırtınızda ne kadar çok taşıyacağınıza karar vermelisiniz. Eğer sürekli yanınızda taşıyacağınız bir ürün arıyorsanız, bilgisayarın küçük ve hafif olması önem kazanıyor. Ekran boyutunu seçmek için, bilgisayara ne kadar yakın çalışmaya alışık olduğunuza dikkat etmeli, keyboard’un kullanımının rahat olup olmadığına bakmalısınız. Oyun oynama ve internete bağlanma öncelikleri de bilgisayarınızın özelliklerini belirlemenizde yardımcı olacak detaylardandır.

Dizüstü bilgisayarınızı iş için kullanmayı planlıyorsanız, profesyonel ve güçlü bir bilgisayara ihtiyacınız var. Mesela, işi grafiklerle ilgili olanlar genellikle Mac tercih ediyorlar. Adobe ve Photoshop gibi ürünleri kullanacak olanlar, yüksek işlemci gücü ve belleğe ihtiyaç duyarlar. Sacece Microsoft Office programları ile çalışacak olanların, herhangi bir dizüstü bilgisayar işini görecektir. Sadece internette gezinmek isteyenler için de aynı şey geçerli.

Eğer laptop’unuzu arazide ve zor koşullarda kullanmayı düşünüyorsanız, dayanıklı ve kasası sağlam bir bilgisayar almalısınız. Özellikle mühendislerin arazilerde kullanmayı tercih ettikleri laptoplar bu tarz oluyor. Ayrıca, USB belleğe de sürekli verileri yedeklemenizde fayda bulunmaktadır.

Düzüstü bilgisayarınızın üzerinde 3G’nin dahil olmasına, kablosuz bağlantı standartlarının güncel olmasına, touchpad ve klavyenin geniş olmasına, webcam ve hoparlörlerin kalitesine, batarya ömrüne dikkat etmelisiniz.

Kaza ve çalınma riskine karşı, dizüstü bilgisayarınızı sigortalayabilir, ilk satın aldığınızda garanti şartlarına da önem verebilirsiniz. Klavyesi sıvıya dayanıklı bir bilgisayar da seçebilirsiniz bu yüzden. Dizüstü bilgisayarınızı satın alırken, üzerinde bulunan işletim sistemine dikkat etmelisiniz. Kullanmayacağınız bir işletim sistemini bir diğeriyle değiştirmek size daha pahalıya mal olabilir. Eğer elinizde orjinal bir Windows bulunuyorsa, alacağınız laptop’da Linux, Pardus, Free Dos gibi işletim sistemleri olmasını tercih edebilirsiniz.

Laptop fiyatlarına bakacak olursanız piyasa fiyatları genellikle 1000 ile 2000 TL arasında değişiyor. Genel olarak Vista ile gelen dizüstü bilgisayarların 2 GB belleği ve Intel Core 2 Duo T6400 2.0 Ghz işlemcisi bulunuyor. Core Duo işlemcilerin eskimesinden dolayı bu tavsiye edilmiyor

Windows 7

19/10/2009 · Kategori: Bilisim ve Teknoloji

Windows 7 Şimdiden Rekor Kırıyor

Windows 7 Şimdiden Rekor Kırıyor

Windows 7, henüz piyasaya çıkmadan rekor kırmaya başladı. Önceki Windows sürümlerinin Pazar payı toplamda yüzde 90.6'yı buluyor. 22 Ekim'de piyasaya çıkması beklenen Windows 7 işletim sistemi ise, daha şimdiden rekor kırmaya başladı ve yüzde 3.5'luk bir pazar payına sahip olmayı başardı. Henüz satışa sunulacak sürümü yayınlanmasa da, deneme sürümleri ve Beta sürümü ile Türkler tarafından 600 bin kişi tarafından indirilmesinden dolayı en çok indirilen işletim sistemi olarak tarihe geçmiş oldu. Windows 7 ile ilgili yayınlanan Beta sürümü hakkında deneyimlerini aktaranlar ve görüş bildirenlerin başında Brezilya, daha sonra ise Türkiye geliyor. Türk test grubu ise hızı ve yaptığı problem analizleri sayesinde en başarılı olan ülke ünvanını kazandı. BT profesyonellerinin 90 günlük deneme sürümü ile önceden test edebileceği Windows 7 Enterprise Trial Edition, lisanslı kullanıcıların sahip olacağı MSDN ve TechNet aboneliklerine ya da bazı diğer hizmetlere sahip olamayacak. 90 günlük deneme sürümünü indirmek isteyenlerin acele etmesi gerekecek, çünkü deneme lisansı sınırlı sayıda tutulmuş. Deneme sürümü, Japonca, İngilizce, Almanca ve İspanyolca olmak üzere 4 farklı dilde sunulacak. Kurulmasından itibaren, 10 gün içinde de etkin hale getirilmesi gerekecek. BT yöneticilerinin Windows 7 kurulumunu kolay yapabilmeleri için, PC yönetimi ve bakımını sadece tek bir noktadan yapabilecekleri Microsoft Masaüstü Optimizasyon Paketi de bulunuyor. Windows Server 2008 R2 ile Windows 7 oldukça tamamlayıcı özellikler sergiliyor ve yönetim becerileri ile, işletme verimini artıran ve maliyetleri azaltan bir özellik taşıyor. Donanım maliyetlerinin daha kolay planlanabilmesi için ve etkili yatırım süreçleri geliştirmek için, Windows Server 2008 R2, Windows Vista ya da Windows 7 destekli bilgisayarlar da otomatik olarak taranabiliyor. Windows 7 Enterprise 90 Günlük Deneme Sürümü'nü indirmek için  http://technet.microsoft.com/en-us/evalcenter/cc442495.aspx adresini ziyaret edebilirsiniz. Windows Server 2009 R2 180 Günlük Deneme Sürümü'nü indirmek için ise  http://www.microsoft.com/windowsserver2008/en/us/try-it.aspx adresini ziyaret edebilirsiniz

Sağlık Aktüel

19/10/2009 · Kategori: Saglik

'Tam gün'e karşı doktorlar meydandaYazdırE-posta
Pazar, 18 Ekim 2009

Doktorlar, 'Tam Gün Yasa Tasarısı'na karşı bugün meydanlara inecek.

Doktorların hastanelerde tam gün çalışmasını öngören ‘Tam Gün Yasa Tasarısı’ önümüzdeki günlerde Meclis gündemine alınacak.

Tasarıya karşı çıkan Türk Tabipler Birliği 4 gün önce ‘Hekimler Uyarıyor’ başlığıyla tam sayfa gazeteye ilan vermişti.

Doktorlar seslerini duyurabilmek için bugün İstanbul Kadıköy’de miting düzenliyor. “Türkiye’nin Sağlığı Kötüye Gidiyor” adı verilen miting 13.00’de başlayacak.



'Doktoruyla satılık' yüzlerce tıp merkezi
Perşembe, 15 Ekim 2009

Özel sağlık kuruluşlarının yüzde 70’i “Yılbaşında SGK ile anlaşmayı yenilemeyiz” diyor. Yüzlerce tıp merkezi satılık. Gelişmelerin sağlık sistemini tıkama riski bulunuyor.

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) internet sitesinde ‘satılık tıp merkezi’ ilanlarında patlama yaşanıyor. OHSAD Başkanı Reşat Bahat, “Yüzlerce tıp merkezi satılık. Her ay 20 merkez internet sitemize ‘satılık’ ilanı veriyor. Toplantı yaptık. Yılbaşında sektörün yüzde 70’i SGK ile anlaşmalarını feshedecek” dedi.
SGK fiyatlarıyla hizmet vermenin mümkün olmadığını savunan özel sağlık kuruluşlarının başında ayakta tedavi hizmeti veren poliklinik tarzı sağlık kuruluşları (tıp merkezleri) geliyor. OHSAD Başkanı Bahat’ın verdiği bilgiye göre bunun en önemli nedeni, SGK’nın tıp merkezlerine özel hastanelerden yüzde 20 daha az ödeme yapması. Bu kuruluşların 24 saatten fazla hasta yatırmaları yasak. Daha düşük ücret gerektiren ayakta tedavi konularında çalışıyorlar. Bahat, “Çok satılık var. Kaçı sattı bilmiyorum ama her ay 20 merkez internet sitemize ‘satılık’ ilanı veriyor. Bir o kadar ilana da emlak sitelerinde rastlamak mümkün” diye konuştu.

Sistem aleyhlerine
Özel hastaneler, SGK’lı tedavisinde, SGK’dan aldığı iskontolu ücretin yüzde 30 kadarını da hastadan alabiliyor. Bu oran tıp merkezlerinde yüzde 20 daha düşük. Birçok özel hastane SGK fiyatlarını düşük bulduğu için sistem dışında. Sistem içinde olanlar da yüzde 30 oranının kendileri için büyük sıkıntı olduğunu savunuyor. 
Yüzde 30 kısıtı, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yer alan fiyatların düşürülmesi, son olarak özel hastanelere giden hastalardan 15 lira katılım payı alınacağının açıklamasıyla SGK’ya karşı isyan bayrağını çeken özel sağlık sektöründe hizmet veren tıp merkezlerini para kazanamaz hale getirdiğini belirten Bahat şöyle dedi:
“SGK dalgası ilk olarak onları vurdu. Doktor kadrolarıyla beraber elden çıkarmaya bakıyorlar. Cezalara karşı kırılganlar, sağlıkta gelecek görmüyorlar ve çekiliyorlar. Onlar küçük işletme oldukları için çekilmeleri de kolay. Daha çabuk alıcı bulabilirler. Hastanelerin satışı daha zor oluyor.” 

Kadrolarıyla devrediyorlar
Sağlık İşletmeleri Federasyonu Genel Sekreteri E. Mehmet Arslan da şöyle dedi:
“Zorda olan tıp merkezleri de doktor kadrolarıyla beraber hastanelere satılıyor. Her hafta yaklaşık 4 ya da 5 tane satılık ilanı çıkıyor ve bizim sitemize de ilan vermek için pek çok kişi başvuruyor.” 
İsyan bayrağını açtılar
Yılbaşında özel sağlık kuruluşlarının yüzde 70’inin SGK ile sözleşmesini feshetme kararı aldığını dile getiren Bahat şöyle dedi:
“Sağlık sektörü siyasete ve kamuya bağlı bir hale geldi. Toplantı yaptık. Yılbaşında sektörün yüzde 70’i anlaşmasını feshedecek. 15 TL katılım payı sektöre olan inancımızı yitirmemize neden oldu. Yüzde 30 fark kısıtı kalkmalı. SUT fiyatları 5 yıldır artmadı. 5 yılda yüzde 45 enflasyon oldu. Hastalardan alınan 15 lira devlette 8 lira. Yıllık giderimiz 12 milyar, SGK 5.3 milyar TL
bütçe veriyor. Vahim durumumuzu bu tablo açıklıyor.”
 
Çözülemeyen sorunlar
SGK tedavi ve muayenelere dönük ödemelerde paket ücret uygulanıyor. Dahiliyeye giden bir hastanın muayene, tahlil ve teşhis masrafları için SGK hastaneye 25 lira ödüyor.
Hastaneler SGK’dan aldıkları ücretin yüzde 30 kadarını da hastadan alabiliyor. Daha fazla alanlar 50 bin liradan başlayan ceza ödüyor. 
SGK 1 Ekim’den itibaren özel hastaneye giden hastalardan 15 lira katkı payı alıyor. Özel sağlık kuruluşuna giden bir hasta katkı payının dışında muayene ücretinin yüzde 30’unu hastaneye ödüyor. Bu para direkt olarak devlete kalıyor

Hekimler Maaşlarından Rahatsız
Cumartesi, 17 Ekim 2009

Güney İlleri Tabip Odaları (GİTO) tarafından, hekimlerin 'Tam Gün Yasa Tasarısı' hakkındaki düşüncelerinin değerlendirilmesi noktasında 7 ilde ortaklaşa gerçekleştirilen anketin sonuçları açıklandı. Buna göre hekimlerin yüzde 91'inin aldığı maaştan rahatsız oldukları bildirildi.

GİTO Bölge Toplantısı, Mersin Tabip Odası'nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Mersin'in yanı sıra Adana, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman'dan gelen hekimlerin katılımıyla düzenlenen toplantıda; üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına, bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına imkan sağlayan kanun tasarısı ele alındı. Burada konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı Aytuğ Atıcı, tasarıyla birlikte hekimlere birden fazla yerde ve uzun süre çalışmaya ihtiyaç duymadan iyi bir

ücret verileceği ve halkın sağlığa ulaşımının kolaylaştırılacağının vaat edildiğine dikkat çekerek, ancak söz konusu tasarının satır aralarının iyi okunduğunda gerçeğin görüldüğü gibi olmadığını anlattı.

Atıcı, GİTO'ya üye illerde hekimlerin 'Tam Gün Yasa Tasarısı' hakkındaki düşüncelerinin değerlendirilmesi amacıyla bir anket çalışması yaptıklarını hatırlatarak, toplam bin 556 hekimin katıldığı ankete katılanların yüzde 91'inin maaşını kabul edilmez bulduğuna dikkat çekerek, yüzde 83.2'sinin de performansa dayalı ücretin sağlık çalışanları arasındaki barışı bozduğu yönünde yanıt verdiğini anlattı. Katılımcıların yüzde 82.1'inin nöbet-icap ücretlerinin yetersiz olduğu yönünde görüş birliğine vardığını

kaydeden Atıcı, yasa tasarısıyla birlikte maaşlarda ciddi artışlar olacağına inananların sadece yüzde 7.2'lik bir dilimi simgelediğini, bunun yanında üniversitelerde eğitim kalitesinin düşeceğine inanların da yüzde 63.1'lik bir oranı simgelediğini dile getirdi. Atıcı, ankete katılanların yüzde 76'sının yasayı desteklemediğinin ortaya çıktığını belirtti.

'Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın bir yıkım programı olduğunu iddia eden Atıcı, programla birlikte sağlığın özelleştirileceğini, 'Aile Hekimliği' ile başlayan sürecin de 'Tam Gün Yasa Tasarısı' ile devam ederek, 'Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı' ile tamamlanacağını ifade etti. Atıcı, "Biz, GİTO birlikteliğinde bulunan tabip odaları, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz sağlık hizmeti sağlayan bir sistem içinde; hekimlere emeklerinin karşılığı olan ve emekliliğe

yansıyan bir gelir sağlanması koşulu ile tam süre çalışmayı öteden beri desteklemekteyiz. Ancak adına sözde 'Tam Gün Çalışma Yasası' denilen fakat halkımızın ve hekimlerin yararına olmayan bu tasarıyı kesin olarak reddediyoruz" dedi.

Tasarıyla birlikte çalışanların sağlığının bozulacağını, özlük haklarının kaybolacağını bunun yanında da verilen hizmetin niteliğinin azalacağını ileri süren Aytuğ Atıcı, taslağın aynı zamanda da maaş iyileştirmelerini döner sermaye gelirlerine bağladığını, birçok hastanede döner sermaye gelirlerinde ciddi sorunlar yaşandığı için pratik olarak hekim maaşlarında hiçbir iyileştirme yapılamayacağını savundu. Atıcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Tasarı, tedavi edici hizmetleri önceleyen bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Hekimlere verilecek döner sermaye payı tedavi edici hizmetlere odaklanmıştır. Koruyucu hekimlik ve halk sağlığı yok sayılmaktadır

MüzikHaber

19/10/2009 · Kategori: Muzik

Belçika'nın en çok izlenen müzik kanalı TMF'in düzenlediği "TMF Ödülleri'nde 2006 ve 2007 yıllarında üst üste "Best Urban National" dalında ödül kazanan Hadise, bu yıl 3 ayrı dalda aday gösterildi.

ÜNLÜ popçu Rihanna'nın tam 5 kez aday gösterilip ödül kazanamadığı yarışmanın en büyük favorisi yine Hadise. Güzel şarkıcı "Best Urban", "En İyi Albüm" ve "En İyi Kadın Sanatçı" olmak üzere 3 ayrı dalda aday gösterildi ve 'Best Urban' ödülünü alarak başarı kazandı




Madonna ve Gaga, sunuculuğunu Tombul Albert lakaplı oyuncu Kenan Thompson’un yaptığı programa bikiniyi andıran siyah deri kostümleri ve sarı uzun saçlarıyla katıldılar. Önce sahnede şarkı söyleyen ikili birbirlerine atıfta bulundular. Programın ilerleyen saatlerinde ise iki pop ikonu birbirini çekemeyip kavgaya başladılar. Mücadele sırasında Madonna, kuralları aşarak Lady GaGa’nın uzun saçlarını yakalayarak çekti ve onu bir süre için etkisiz hale getirdi. Sarışınları programın sunucusu Tombul Albert ayırdı

Hadise bir daha Azerbaycan’da konser veremez.

Azeri APA ajansı, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden Hadise'nin Türk-Ermeni ...

Azeri APA ajansı, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden Hadise'nin Türk-Ermeni sınırının açılmasına ilişkin yaptığı açıklamaların Azerbaycan'da şok yarattığını belirterek, şarkıcının boykot edileceğini ve bir daha Azerbaycan'da konser veremeyeceğini öne sürdü. APA Ajansına göre, Hadise'nin birkaç gün önce bir Türk kanalında yaptığı açıklamalar Azerileri çileden çıkardı. Türk-Ermeni yakınlaşmasını desteklediği ve sınırın açılmasını istediği öne sürülen ünlü şarkıcı, Ankara ile Erivan arasında barış meleği olmak istediğini söylemişti. Hadise aynı zamanda Eurovision'da Ermenileri temsil eden Inga ve Anuş kardeşlerle dost olduğunu ifade ederek, Ekim ayında Bursa'da oynanacak Türk-Ermeni milli maçı öncesinde birlikte konser vermek istediklerini kaydetmişti. Ancak Ermeni tarafı böyle konserin gerçekleşmeyeceğini açıkladı. APA, bir süre önce Bakü'de iki konser veren ve Azeriler tarafından çok beğenilen Hadise'nin bu sözlerle Azeri kamuoyunu şok ettiğini öne sürdü. Türk şarkıcının Hocalı katliamı ve Türk diplomatların Ermeni Asala örgütü tarafından öldürülmesi gibi olayları unutmuş göründüğünü belirten APA, Hadise'nin boykot edileceğini belirterek, bir daha Azerbaycan'da konser vermesinin mümkün olmadığını iddia etti. Hadise'nin Azerbaycan'daki konserlerini düzenleyen Azeri organizatör Nahid Emiloğlu da, bir daha ünlü şarkıcı için organizasyon yapmayacağını açıkladı

« Önceki ::